Son dakika haberleri! Cumhurbaşkanı Erdoğan: “CHP’nin azıcık ar duygusu varsa taciz, tecavüz, hırsızlık iddialarından temizlenmeden milletin karşısına çıkmaması lazım”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “CHP’nin azıcık ar, haya duygusu varsa bu iddialardan temizlenmeden milletin karşısına çıkmaması lazım. Gün geçmiyor ki tecavüz olayı duymayalım, gün geçmiyor ki hırsızlık olayı duymayalım, gün geçmiyor ki tacizci olayı duymayalım” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında konuştu. TBMM Genel Kurulunda geçtiğimiz hafta kabul edilen 2021 yılı bütçesinin hayırlı olması temennisinde bulunan Erdoğan, bütçe görüşmelerinin meclisin en temek görevleri arasında yer aldığını bildirdi. Erdoğan, “Mecliste bütçenin kabul edilmesiyle birlikte iktidar ve muhalefetiyle tüm meclisin, tüm ülkenin, tüm milletin bütçesi haline gelmiştir. Demokrasiler, iktidarla birlikte muhalefetin de varlığıyla anlam kazanır. Böylesine önemli bir sürecin meclisin tamamının yoğun mesaisinin ardından nihayete ermiş olması ülkemizdeki demokrasinin işleyişinin en önemli göstergelerindendir. Bütçemize katkı sunan tüm milletvekillerine istisnasız teşekkür ediyorum. Bu bütçe 83 milyon vatandaşımızın her birine hizmet edeceği, her insanımızın hayatına dokunacak, her bireyin geleceğinin inşasına katkı sağlayacak bir belgedir. Her bütçe önemlidir ama bu yıl korona virüs salgınının etkisini sürdürdüğü dönemde hazırlanıp yürürlüğe girecek olması sebebiyle 2021 bütçesi ayrı bir ehemmiyete sahiptir. Amacımız bir yandan salgının olumsuz etkilerini azaltmak, diğer yandan ülkemizi hedeflerine doğru adım adım yaklaştırmaktır” dedi.

“Fikri olan fikrini söyler, fikri olmayan ise yalanla, hakaretle kendini göstermeye çalışır”

“Sanıyorum ki bu zata Türkiye‘nin 70 yıldır demokrasiyle yönetildiğini sık sık hatırlatmak gerekiyor”

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştiren Erdoğan, “Sanıyorum ki bu zata Türkiye’nin 70 yıldır demokrasiyle yönetildiğini sık sık hatırlatmak gerekiyor. Demokraside asıl olanın sağa sola tehditler yağdırmak değil, ülkeye, millete hizmet etmek olduğunu da bu hatırlatmanın üzerine ekleyelim. Hiç kimsenin CHP’nin keyfine göre hareket etme mecburiyeti yoktur. Hepsini bir kenara bıraktık hiç değilse bu toplumu millet yapan hasletlerin başında gelen dayanışma, paylaşma ruhuna saygı gösterseler ona da razıyız. Allah rızası için yapmak nedir? Milletin gönlünü kazanmak nedir, bunları bilmeyenler salgın döneminde yapılan hayırlı işleri lekelemek için canhıraş bir çaba içerisindeler. 2023 hedeflerimizin karşısına çok daha iddialı hedeflerle, 2053 vizyonumuzun karşısına çok daha geniş vizyonlarla, 2071 hedeflerimizin karşısına çok daha büyük hayallerle çıkan bir muhalefet görmek istiyoruz. Kendi hayalini kurmak yerine başkalarının hayalinde figüran olmak bizim asla takdir edeceğimiz bir siyaset tarzı değildir” şeklinde konuştu.

“CHP’nin azıcık ar, haya duygusu varsa bu iddialardan temizlenmeden milletin karşısına çıkmaması lazım”

Kemal Kılıçdaroğlu’nun tutumunu eleştiren Erdoğan, “Kendi partilerinin içini bir ur gibi sardığı anlaşılan hırsızlık, taciz, tecavüz vakalarına karşı erdemli bir duruş sergilemek yerine yalan ve iftira çıtasını yükselterek gündem saptırmaya çalışmak beyhudedir. CHP’nin azıcık ar, haya duygusu varsa bu iddialardan temizlenmeden milletin karşısına çıkmaması lazım. Gün geçmiyor ki tecavüz olayı duymayalım, gün geçmiyor ki hırsızlık olayı duymayalım, gün geçmiyor ki tacizci olayı duymayalım. Utanmadan sıkılmadan diyor ki; bizim başkanlarımız şöyle temizdir böyle başarılıdır. Şu anda adliye adliye dolaşıyorlar. Bunun neresi temiz. Çık açık net kendini bir check et. Ciddi manada bir chech-up’tan geçmesi lazım. Hem ruhsal hem fiziki olarak. Milletimiz daha muhalefette iken böyle derin ahlaki zafiyetler içine düşenlerin iktidarı ele geçirirse neler yapabileceğini geçmişteki örneklerden biliyor. Dün söylediklerini bugün inkar edenlere ne desek boş. Milletimize olan saygımızdan dolayı ifade etmek zorundayız. Bu zihniyetin faşizan uygulamalarını hırsızlıktan, tecavüze kadar tüm çarpıklıklarını bıkmadan, usanmadan yüzlerine söylemeyi sürdüreceğiz. Ne kadar bağırırlarsa bağırsınlar tepeden tırnağa her yerlerini saran tecavüz, taciz, hırsızlık rezilliğinin hesabını vermeden kurtulamayacaklar. Uyuşturucu kaçakçılarına, organ mafyasına bunlara verdi. Ne demek biliyor musunuz; uyuşturucu satıcılığı yapabilirsiniz, organ mafyası olarak örgütler kurabilirsiniz diyorlar. Bu ne sapkınlıktır. İstikametini tamamen şaşırmış. O zaman gel şöyle bir uyuşturucu örgütü kur. Bir de uyuşturucu örgütü dışında organ mafyası da kur. Hiç olmazsa devlet senden gelir elde etsin. Başka bir işe yaramıyorsun. Vergi konusunda maliyeden belli bir tecrübesi var. Bu adımı atarsa belki bir işe yarar” dedi.

Erdoğan konuşmasını söyle sürdürdü:

“Siyaset bu değildir. Siyaseti öğrenmesi için bu söylediklerini ispat etmesi gerekir. Mesele sadece bunlardan ibaret değil. CHP zihniyetinin asıl gayesini anlamak için son günlerdeki kimi uygulamalara bakmak lazım. Kendilerini ülkenin ve milletin değerleriyle barışmış göstermek için kırk takla atanların buldukları her fırsatta nasıl tek parti faşizmine döndüklerini bu örneklerle açıkça görmek mümkün. Bu zihniyet geçtiğimiz günlerde Mevlana’nın vuslat yıl dönümü töreni kılıfı altında asırların birikimi olan bir geleneği yerle yeksan etmeye kalktı. Miletlimizin uzun mücadeleler sonucunda yıktığı Kur’an’ı Kerim’i ve ezanı Türkçe okutmak benzeri bir garabet Mevlevi mukabelesi adı altında İstanbul’da sahnelendi. ‘Allahhüekber’ demekten, ‘La ilahe illallah’ demekten, ‘Sadakallahulazim’ demekten imtina eden zihniyetin 70 yıl sonra yeniden hortladığına şahit oluyoruz. Asıl zihniyetin Ayasofya’nın ibadete açılmasından Büyük Çamlıca Camii gibi abide eserlerin, Melike Hatun Camii gibi abide eserlerin ülkemize kazandırılmasından duyduğu rahatsızlığı unutuyor değiliz. Aradan geçen bunca zamana rağmen demokrasiyi hala hazmedememiş olanların tek parti faşizminin özlemiyle yanıp tutuştukları anlaşılıyor. Biz milli iradeyi güçlendirdikçe bu özlemin emareleri ortaya saçılmaya başladı. Buradaki asıl mesele naatin ve duaların nasıl okunduğundan ziyade niçin bu yola başvurulduğudur. Gerçekten inanıyorsanız dininizin temel kaynaklarındaki hüküm ve usuller açıkça ortadadır. Buna göre inancınızı, ibadetinizi, zikrinizi yaşar, yaşatırsınız. İnanmıyorsanız böylesine hassas bir konuda inanç sahiplerini rencide edecek yollara başvurma hakkınızın olmadığını bileceksiniz.”

Kaynak: İhlas Haber Ajansı