Kılıçdaroğlu’ndan tartışma yaratacak sözler: Hala iktidarı destekleyen öğretmene ben öğretmen demem

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında öğretmenlerin sorunlarına da değinen Kılıçdaroğlu’nun “Hala iktidarı destekleyen öğretmene ben öğretmen demem” şeklindeki sözleri olay oldu.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları:

“Bir milletin en zengin kaynağı yetişmiş insan gücüdür. Petrolü olan ülkeleri görüyorsunuz. Ama yetişmiş insan gücü olmadığı için o petrol başlarına bela oldu. Sanat ve kültür üretemiyorlar. Yetişmiş insan gücünü yetiştirenler öğretmenler. O nedenle öğretmenler bütün saygın ülkelerinde el üstünde tutulur. Öğretmenler sadece çocuklarımızı yetiştirmezler. İçinde bulundukları toplumun da kanaat önderleridir. Kırsalda ya da kasabada derdi olan biri öğretmenin kapısını çalar. Öğretmen aynı zamanda hiçbir mesleğe kısmet olmayan bir şansa sahiptir. Öğretmen bütün sevgisiyle çocuğu kucaklar, sorunlarını çözmeye çalışır, anne ve baba görevini üstlenir. Öğretmen aynı zamanda hepimizin ilham kaynağıdır. Resimi, müziği o sevdirir. Sorun çözmeyi o bize öğretir. Öğretmen aynı zamanda toplumun bugününü ve geleceğini belli eden bir unsura sahiptir. Bizim aydınlanmamızın kaynağı da öğretmendir.

“DÜNYADA SÖZ SAHİBİ OLMAK İÇİN EĞİTİME ÖNEM VERİLMELİ”

Biz hep Türkiye’nin 5 temel sorunundan bahsederiz. Bunlardan birisi eğitimdi. Eğitim, bir ülke dünyada söz sahibi olmak isterse eğitime önem verilmeli. 21. yüzyılda eğitimde en büyük devrimi gerçekleştiren ülke Finlandiya’dır. CHP olarak Finlandiya’da eğitim reformunu gerçekleştiren bakana yaptığı reformu sorduk. Eğitimimizi gerçekten milli ve evrensel değerlerle uyum içinde mi? Benim çocuğum okula gidiyorsa iktidar partisinin milletvekilinin çocuğu da okula gidiyor. İktidardakiler eğitimin önemini biliyorlar mı? 7 bakan değişti, 7 farklı eğitim düzenlemesi oldu. 5 AK Partili kanun teklifi verdi, hiç birisi öğretmen değildi. Çocuklar, 18 yıldır denek olarak kullanıldı. Öğretmence cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren büyük önem verildi. Öğretmenler devlet protokolünde yer alıyordu.

“NİYE ATAMA YAPILMIYOR?”

Liyakatin yerini torpil alınca bir çok kişi eğitim üzerinde söz sahibi oldu. Kadrolu öğretmen var, sözleşmeli öğretmen var… Aynı derslere giriyorlar ama aynı ücreti almıyorlar. Bu mu adalet? Öğretmenin günü takip etmesi lazım, sanatı bilimi takip etmesi lazım. Hangi parayla yapacaklar? Sözde bir Fatih projesi yaptılar. Öğretmenlere ücretsiz bilgisayar verecekleri, vermediler. Nereye gitti o para? Bir öğretmen arkadaşım şunu söyledi: ‘Son 10-15 yılda öğretmenlik çok değersizleşti. Eskiden toplumda saygın bir yeri vardı şimdi o kalmadı.’ Sayın öğretmenim CHP, öğretmenleri toplumun en saygın yerine getirecek sana söz veriyorum. Ataması bekleyen öğretmenler… Öğretmen olmak için okulu bitirdiler. Pırıl pırıl öğrencileri karşılayıp onları yetiştirecekler. Kendi imkanlarıyla kampanyalar yapıp onlara yeni imkanlar sağlayacaklar. Ama bugün yüz binlerce öğretmen atama bekliyor. Hani bütün okullarınız ihtiyaçlara cevap veriyorsa, hani bütün öğrencilerin olduğu her yerde öğretmenler varsa diyeceğiz ki tamam başka bir planlama sorunu var. Sayıştay’ın raporunda ortaya çıktı. Diyor ki, ‘138 bin 393 öğretmen eksiği var.’ Dışarda da atama bekleyen yüz binler var. Niye atama yapmıyorlar, soru bu.

“NE OLURSA OLSUN OY ALACAKLARINI BİLİYORLAR”

Yüz binlerce öğretmen 3600 ek gösterge yüzünden emeklilik bekliyor. Siz söz verdiniz versenize ek göstergeyi. Köy okullarının açılması lazım. Öğretmen var, okul var, köy okulları neden açılmıyor bunların açılması lazım. Bir sınıfta 50-60 öğrenci var bunlara son verilmesi lazım. Doktora yapıp, çekirdek satıp, atama bekleyen öğretmen var. Kağıt toplayıp topladığı kağıdı satan atama bekleyen öğretmen var. 21. yüzyıl Türkiye’sinin en büyük ayıbıdır bu. Üniversiteyi bitirdikten sonra kağıt toplayıp geçimini sağlayan öğretmenin dramını biliyorlar mı? Bunların tamamı bir siyasi tercihtir. Parayı nereye harcayacaksın? Londra’daki tefecilere mi harcayacaksın, öğretmenlere mi? Bu bir siyasi tercihtir. Atama bekleyen öğretmenler kampanya açtılar 60 bin atama için. Sayıştay’ın raporuna göre yüzbinler lazım. Yapmazlar. Ne olursa olsun oy alacaklarını biliyorlar. Talimatı verirse bir anda 3600 ek gösterge kanunu çıkar.

“BÜTÜN İMKANLARIMIZI KULLANACAĞIZ”

Bize soruyorlar ‘siz iktidar olunca ne yapacaksınız?’ Güzel soru. Bir öğretmenler meslek kanunu çıkaracağız. Öğretmenler için bağımsız bir kanun olacak. Öğretmeni toplumda en saygın konuma getireceğiz. Hiçbir öğretmen yoksulluk sınırının altında maaş almayacak. Yoksulluk sınırı 7 bin lira civarıydı, açlık sınırı da asgari ücretin altında. Her yerden keseceğiz. İmkansa bütün imkanlarımızı kullanacağız. Bu ülkede öğretmen yoksulluk sınırının altında maaş alamaz.

“KÖY OKULLARI YENİDEN AÇILACAK”

Bursa’da deprem yüzünden çok sayıda okul yıkıldı, yıllardır yapılmıyor. Neden yapılmaz, para yok. Bütçenin en az yüzde 18’i Milli Eğitim Bakanlığı’na gidecek. Böylece çocuklar pırıl pırıl okullarda eğitim alacak. Bu bir siyasi tercihtir. Köy okulları yeniden açılacak. Eğitimin tüm bileşenleriyle oluşacak bir politikayla eğitim üretimle eş güdümlü olacak.

“TEKNİK LİSELER KURACAĞIZ”

Bütün organize sanayi bölgelerine teknik liseler kuracağız. Bu okullar Milli Eğitim Bakanlığı ve organize sanayi bölgesinin ortak yönetiminde olacak. Bu okullar yatılı olacak, eğitim 6 yıl olacak. 3. sınıftan itibaren öğrenciler staj yapacak, staj yapanlarının sigorta primini devlet ödeyecek. O çocuklar eğitim aldığı alanın iz düşümü fakülteye artı 5 puanla girecek. Biz bunlara çağdaş köy enstitüleri diyoruz. Okulların ayrı bütçesi olacak, o bütçe denetlenecek, okul aile birliği ile birlikte o bütçe yönetilecek.

“HALA İKTİDARIN PEŞİNDEN GİDEN ÖĞRETMEN VARSA BEN ONA ÖĞRETMEN DEMEM”

Onlar çocukları sevmiyorlar, biz seviyoruz. Onlar öğretmenleri sevmiyorlar, biz seviyoruz. Onlar bilimi sevmiyorlar, biz seviyoruz. Onlar tüyü bitmemiş yetimin hakkını yerler, biz savunuruz. Öğretmene en büyük saygıyı Atatürk göstermiş. 1921 Kongresi’nde oluyor. Öğretmenleri toplumun saygın birer lideri olarak tanımlıyorlar. Bir kere iktidardakiler öğretmenler için böyle bir şey dedi mi? Hâlâ iktidarın peşinden giden öğretmen varsa kimse kusura bakmasın ben ona öğretmen demem. Öğretmen iradesini pazarlamaz. 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde öğretmenlere neden ikramiye vermezler? Bayram gününde sizin sevinmeye hakkınız yok mu?”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

5 × 5 =