2021 Yılı Bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda

AK Parti Antalya Milletvekili İbrahim Aydın, “Dış politikada ülkemizin yalnızlaştığı yönündeki hikayeler son yıllarda yeniden tedavüle sokuldu. Bu eleştirileri haklı ve temelli bulmuyoruz.” dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Dışişleri Bakanlığının 2021 yılı bütçesinin görüşmelerinde milletvekilleri görüş ve önerilerini dile getirdi.

CHP İstanbul Milletvekili Ünal Çeviköz, yumuşak gücün en önemli kurumsal ayağının Dışişleri Bakanlığı olduğunu, 2021 yılı bütçesinden Dışişleri Bakanlığına ayrılan payın, yumuşak gücün pekiştirilmesi stratejisinden uzak kaldığını söyledi.

Çeviköz, izlenen dış politikanın, Cumhurbaşkanlığı diplomasisi olduğunu, bunun sonucu ülkenin güneyinin radikal terör gruplarının merkezi haline geldiğini ileri sürdü.

Dış politikada atılan adımların hatalı olduğunu savunan Çeviköz, “Türkiye’nin dış politika alanında içinde bulunduğu gerçekliği çizmek durumundayız. İktidar, dış politikada büyük bir hezimet içindedir. Uygulanan dış politika güvenlik tehdidine dönüşmüştür.” diye konuştu.

AK Parti’li milletvekillerinin tepki göstermesi üzerine Çeviköz, “Salondaki parazitlere rağmen sunum yapmaya çalıştım.” ifadesini kullandı.

AK Parti milletvekilleri de Çeviköz’e, “Parazit sensin.” karşılığını verdi. Salonda kısa süreli gerginlik yaşandı.

HDP Diyarbakır Milletvekili Hişyar Özsoy, Türkiye’nin dış politikada bir hedefinin olmadığını öne sürerek, dış politikanın uzun süredir iç politika malzemesi olarak kullanıldığını iddia etti.

Türkiye’nin, diplomatik yolları açmak için askeri güç kullandığını savunan Özsoy, “Türkiye genel olarak diplomatik izolasyon içindedir. Türkiye’nin tüm dünya ülkeleriyle ilişkileri allak bullak olmuş durumda. 10 Aralık’ta toplanacak AB liderlerinin, Türkiye’ye ciddi yaptırım kararı almaları bekleniyor. Türkiye’nin iç politikasında da dış politikasında da güvenlikçi mantık uygulanmakta.” dedi.

“Hariciyemiz dünyanın her yerine erişebilecek kadar büyük”

MHP Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir de yeni tip koronavirüs salgını döneminde Türkiye’nin her bir vatandaşı için imkanlarını seferber ettiğini, yurtdışında yaşayan tüm vatandaşlarına ulaşma başarısı gösterdiğini söyledi.

Bir ülkenin güçlü olduğunu gösteren olgunun, kendi milletinin ona ne derece güvendiğiyle alakalı olduğunun altını çizen Özdemir, “Hariciyemiz dünyanın her yerine erişebilecek kadar büyüktür. Bu durum diplomasi dünyasında kuvvet kaynağımız olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

Özdemir, Türkiye’nin, dünyanın en kırılgan coğrafyalarına sınırdaş olduğuna, bu nedenle de ağır sınamalardan geçildiğine işaret ederek, “Güney komşumuz Irak’ta hala istikrar ortamı yakalanamamışken, merkezi hükümetin çabaları da henüz sonuç vermiş değildir. Başta Kandil ve Sincar olmak üzere bu ülkedeki PKK tarafından kullanılan terör merkezleri mutlaka ortadan kaldırılmalıdır.” diye konuştu.

Suriye’de bazı alanlarda terör örgütlerinin varlığının devam ettiğini belirten Özdemir, siyasi sürece geçiş ile koşullara dayalı muamma içeren çok sayıda konu bulunduğunu söyledi.

Doğu Akdeniz’in Türkiye’nin egemenlik meselesi olduğunun altını çizen Özdemir, bu alandaki siyasete yönelik eleştirilerin yersiz olduğunu ifade etti. Özdemir, “Uluslararası hukuk ve emsal kararlar ışığında belirlenen kendi deniz yetki alanlarımızda istediğimiz faaliyetleri icra edebileceğimizin her çevre tarafından kabul edilmesi gerekmektedir. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de izlediği siyaset milli bir davayı temsil etmektedir.” sözlerini sarf etti.

İYİ Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kamil Erozan da Türkiye’nin dış politikayı zikzaklar çizerek yürüttüğünü, dış politikanın, iç politikanın dolgu malzemesi olarak kullandığını ileri sürdü.

Bir ülkenin güvenliğinin yalnız askeri yöntemlerle sağlanamayacağını, ekonomi güvenliğinin, gıda güvenliğinin, su güvenliğinin, enerji güvenliğinin toplumsal bir desteğe sahip değilse kıymetinin olmayacağını dile getiren Erozan, “Maalesef iktidarınız, İstanbul seçimlerinden bu yana ‘topal ördek’ konumundadır. İstanbul’u kaybetmekle kalmadınız, Türkiye’yi de kaybetmiş durumdasınız.” dedi.

AK Parti Antalya Milletvekili İbrahim Aydın ise bu yıl yeni tip koronavirüs salgınının hayatın tüm alanlarına sirayet ettiğini söyledi.

Tüm insanlığa karşı küresel bir tehdit olarak ortaya çıkan salgında dayanışmanın öneminin bir kez daha gündeme geldiğini belirten Aydın, şöyle devam etti:

“Pandemi sürecinde 41 ülkeden 100 bine yakın vatandaşımızı yurda getirdik. Bu operasyonların başarısını gören bazı ülkeler de Türkiye’den yardım talebinde bulunmuştur. Kara gün dostu olduğumuzu göstererek 91 ülkeden ise 38 bin yabancı vatandaşın da tahliyesine vesile olduk. Bize yakışan da bu oldu. 158 ülkeden tıbbi malzeme yardımı talebi aldık. Bu ülkelere imkanlar ölçüsünde yardımda bulunduk. 19 uluslararası kuruluşun da yardım talebini karşıladık. Dışişleri Bakanlığının bu çalışmaları takdire şayandır.”

Aydın, 2002 yılında sadece 12 büyükelçiliğin bulunduğu Afrika’da büyükelçilik sayısının 42’ye yükseldiğinin altını çizerek, “Afrika ülkeleri ile son yıllarda gelişen ilişkiler tam bir başarı öyküsüdür. Dış politikada ülkemizin yalnızlaştığı yönündeki hikayeler son yıllarda yeniden tedavüle sokuldu. Bu eleştirileri haklı ve temelli bulmuyoruz. 248 temsilciliğimiz ile ülkemizin bayrağını dalgalandırdıkça yapılan eleştiriler artarak sürüyor. 2023 hedeflerine emin adımlarla ilerlerken ülkemizin çıkarlarını savunmaya sonuna kadar devam edeceğiz.” diye konuştu.

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu ise Türkiye’nin çevresindeki herkesle kötü ilişkiler yaşadığı bir dönemden geçildiğini söyledi.

Dış politikanın iç politikadan ayrılması gerektiğini dile getiren Kuşoğlu, “Biz mazlum milletlere örnek bir ülkeyiz ama ‘Dünya 5 ten büyüktür’ dediğimizde arkamızda tek bir mazlum millet göremiyoruz. En mazlum millet Filistin’dir ama onlar da başka yollar arıyor.” dedi.

Kaynak: Anadolu Ajansı / İsmail Çimen