2021 Yılı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda

AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş, “Osmanlı İmparatorluğunu parçalama projesinin hala bitmediğini yaşadığımız coğrafyadaki gelişmelerle görebiliyoruz.” dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Dışişleri Bakanlığının 2021 yılı bütçesinin görüşmeleri sürüyor.

CHP İstanbul Milletvekili Sibel Özdemir, Türkiye‘nin AB’ye haklı tezlerini anlatamadığını söyledi.

Çıkarların koruyucu noktalara bir türlü taşınamadığını anlatan Özdemir, “Devlet politikamızın miting meydanlarında açıklanmaması gerekiyor. AB ilerleme raporunda çok ciddi geriye gidiş var.” dedi.

CHP Balıkesir Milletvekili Fikret Şahin de Dışişleri Bakanlığının, Türkiye’nin dışarı açılan kapısı olduğunu, Türkiye’nin ise doğu ile batı kültürünün birleştiği noktada bulunduğunu, bu özelliği ile denge unsuru bir ülke olduğunu söyledi.

İç politikaya yönelik dış politika belirlenmesi durumunun Türkiye’nin geleceği için sakıncalar doğurduğunu ifade eden Şahin, “Türkiye’nin hak ve menfaatlerini destekliyoruz, siz de muhalefet ile dış politikalardaki görüşlerinizi lütfen paylaşın. Dış politika sadece AK Parti’nin değil tüm Türkiye’nin politikasıdır. Bu amaçla hareket ederseniz seviniriz.” diye konuştu.

AK Parti Denizli Milletvekili Ahmet Yıldız da Türkiye’ye yönelik eleştirilerin önemli bölümünün son dönemde gelişen İslamofobik ve Türk karşıtlığı uygulamalardan kaynaklı davranışlar olduğunu belirtti.

Türkiye’nin bu tür muamelelere maruz kalmaya bir süre devam edeceğinin görüldüğünü vurgulayan Yıldız, “Özellikle uluslararası komisyonlarda dayanışmamız önemli. Dışarıda Türkiye karşıtı söylemlerin desteklenmesi bize zarar vermektedir.” ifadelerini kullandı.

AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş de AK Parti iktidarları öncesindeki Türkiye’de pasif bir dış politikanın var olduğunu söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası bakımından tüm tehditlerin Dışişleri Bakanlığı tarafından tespit edildiğini ve buna karşılık yapılan müdahalelerde haklı olduğunu vurgulayan Güneş, şöyle konuştu:

“Dünyada dost devlet de düşman devlet de yoktur. Burada bir çıkar kavgası vardır. Geçmişimizi, nereden geldiğimizi biliyoruz. Osmanlı İmparatorluğunu parçalama projesinin hala bitmediğini yaşadığımız coğrafyadaki gelişmelerle görebiliyoruz. Bu tehlikelerin farkındayız ve gerekli adımlar Dışişleri Bakanlığımızca atılmaktadır. AB normlarını Türkiye’ye getirmek bizim hedefimiz. Fakat burada Avrupa’nın da iki yüzlülük yaptığını unutmamak lazım. AB’nin, biz ne yapsak da bizi AB’ye almama yönünde çabası var. Türkiye’nin gücü Kovid-19 sürecinde bir kez daha ortaya çıktı. Güçlü devletler vatandaşına sahip çıktı. 140 ülkeden 100 bin vatandaşımız ülkemize getirildi. Hasta vatandaşlarımız ambulans uçukla yurda getirildi. Burada Dışişleri Bakanlığı’nın etkisi büyük.”

MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın da uluslararası ilişkilerin hassas bir alan olduğunu, bu açıdan çok düşünüp az konuşmanın faydalı olacağını söyledi.

Türkiye’nin uluslararası çıkarlarından taviz vermeden hukuka, demokrasiye, insan haklarına katkıda bulunmayı hedeflediğini anlatan Aydın, ancak ne yapılırsa yapılsın gücün, her şeyi manipüle ettiğini ifade etti.

Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunun altını çizen Aydın, “Ne olur kimlik üzerinden sosyolojiyi katletmeyelim. Bu ülkede bir ayrımcılık yok.” dedi.

MHP İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu da her geçen gün karmaşıklaşan, kırılganlaşan uluslararası sistemin, devletlerin dış politikalarının idare edilmesini zorlaştırdığını söyledi.

Aksu, konvansiyonel çatışmaların sayısındaki artışın etnik, dini ve ekonomik temelli uyuşmazlıkların yaygınlaşmasının, küresel güç mücadelesinin kazandığı yeni boyutların, göç ve mültecilik olgularında ortaya çıkan trajik örneklerin, terörizmde kitle imha silahları konusunda yaşanan gelişme ve tartışmaların yakın geleceğe ilişkin tahmin ve değerlendirmeleri de güçleştirdiğinin altını çizdi.

Türkiye’nin bulunduğu coğrafya nedeniyle hiçbir dönemde bir sükunet halkası içinde bulunmadığını vurgulayan Aksu, “Türkiye özellikle son yıllarda karmaşa, belirsizlik ve çatışma düzeninin ortasında kalmıştır. Bu durum Türkiye’nin her durumda teyakkuz halinde olmasını zorunlu kılmıştır. Nitekim Türkiye tüm dünya gibi bir yandan Kovid-19 salgını ile uğraşırken diğer yandan devletimizin bekası, milletimizin huzur ve güvenliğinin temin edilmesi adına adeta 7 düvele karşı mücadele etmektedir.”

Aksu, Türk milletinin işgale karşı kahramanlık destanları yazmış, mazlum devletlere de örnek olmuş bir millet olduğunu söyledi.

Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklı haklarını görmeden “işgalci” demenin en basit tabirle yalan olduğunu ifade eden Aksu, şunları kaydetti:

“Komşularımızın toprak bütünlüğüne saygı duymak kırmızı çizgimizdir. Bununla birlikte Türkiye’ye yönelik tehditleri bertaraf etmek ve milli çıkarlarımızı korumak da kırmızı çizgimizdir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, manda ve himayeyi reddetmiş, tam bağımsızlığın karakteri olduğunu söyleyerek Türkiye Cumhuriyeti devletini bu temel üzerine kurmuştur. Büyük Atatürk, sadece Türk milletine güvendi, milli mücadeleyi başlattı ve aziz milletimiz kutlu zafere ulaştı. Bu ve benzeri söylemler ulu önderin kemiklerini sızlatmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan itibaren bölgesinde söz sahibi, tarihi mirası itibarıyla da merkezi bir ülke konumunda olarak barış ve bölgesel dayanışma anlayışını sürdürmeye gayret etmektedir. Mevcut şartlar ve sorunlar karşısında alınacak tedbirlerin ilkesi, egemenlik haklarımızın korunması ve cumhuriyetimizin ilelebet yaşatılması gayesi olacaktır. MHP olarak milli menfaatler doğrultusunda atılacak her adımda yanınızda olmaya devam edeceğiz.”

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan da Türkiye’nin kadim meselelerinin bulunduğunu, iktidarın bu meselelerin çözümü noktasında başarılı olmadığını öne sürdü.

Dış politikada dar çerçeveden yapılan hamlelerin bu başarısızlığın sebebi olduğunu ifade eden Paylan, şunları kaydetti:

“Maceracı dış politikanızın Suriye’deki tek kazananı Rusya oldu. Rusya sayenizde sıcak denizlere indi. Karabağ’da Ermenistan, Azerbaycan ve Türkiye kaybetti, burada da kazanan Rusya oldu. Yapılan anlaşmaya bakıldığında masada Rusya, Azerbaycan ve Ermenistan var, Türkiye yok. Karabağ’da tek kurşun atmadan kazanan Rusya oldu. 8 yıl önce Azerbaycan’dan çıkan Rusya yeniden sahaya girdi. Benim hayalim var; Türkiye’nin, ‘Kardeş Azerbaycan’ dediği gibi ‘Kardeş Ermenistan’ da diyebilmesidir.”

AK Parti Ağrı Milletvekili Ekrem Çelebi de gün içinde yapılan değerlendirmelerde hiçbir muhalefet partisi milletvekilinin olumlu bir konuşma yapmadığını, yalnız HDP’li Erol Katırcıoğlu’nun “Dünyada lider kalmadı” sözüne katıldığını söyledi.

Dünyaya bakıldığında Avrupa’nın çöktüğünü, nüfusun yaşlılar grubuna geldiğini ifade eden Çelebi, “Avrupa ülkelerinin elinde bu yönde bir sermaye yok. Türkiye’nin öyle bir sermayasi var ki… Bakın Dışişleri Bakanına civan gibi. Çıkın Kızılay meydanına genç nüfus cıvıl cıvıl.” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Bursa Milletvekili İsmail Tatlıoğlu ise dünya ülkelerinin savaşsızlık üzerine politikaları merkezine aldığını ilişkileri bu çerçevede geliştirildiğini söyledi.

Hiçbir akıllı ülkenin yanında, kapısında tartışma, çatışma istemediğini belirten Tatlıoğlu, “Türkiye’yi çevreleyen ekonomik coğrafya çok güçlü. Tüm zenginliğin doğuya kaydığı günümüzde Türkiye’nin bu coğrafyada önemli coğrafi üstünlüğü var. Eğer bölge güçlüyse ülke, güçlü bölgenin güçlü ülkesi olabilir. Bunu bilmemiz lazım. Dolayısıyla Türkiye’nin birinci dereceden takip etmesi gereken şey, ekonomik coğrafya anlamında da bölgesel istikrar ve güçlü bir bölge. Güçlü bir Irak, güçlü bir Suriye, güçlü Rusya, güçlü İran demek güçlü bir Türkiye demektir. Türkiye tüm politikalarının merkezine ekonomik coğrafyayı yerleştirmelidir.” diye konuştu.

Kaynak: Anadolu Ajansı / İsmail Çimen